Öğrenme ve Öğretme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Öğrenme ve Öğretme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2025 Cumartesi

Takıma Dayalı Öğrenme (Team-Based Learning)

Büyük Gruplarda Aktif Öğrenme Mümkün mü?

Tıp fakültesinde eğitici olduğunuzu düşünün. Derslerde öğrencilerin aktif katılımını sağlamak, onları sadece dinleyici olmaktan çıkarıp öğrenme sürecine dâhil etmek istiyorsunuz. Ancak önünüzde büyük bir engel var: Yüzlerce öğrenci. Küçük grup çalışmaları yapmak istiyorsunuz ama her gruba bireysel rehberlik edecek yeterli eğitici yok. Sonuç? Mecburen klasik amfi derslerine mahkûm oluyorsunuz, siz anlatıyorsunuz, öğrenciler pasif bir şekilde dinliyor.

Peki, başka bir yol var mı?

İşte Takıma Dayalı Öğrenme (TDÖ) tam da bu soruya yanıt oluşturur. TDÖ, tek bir eğiticiyle bile büyük gruplarda aktif öğrenmeyi mümkün kılan bir öğretim yöntemidir. Öğrencilerin bilgiyi aktif olarak kullanmasını, takım halinde problem çözmesini ve karar verme becerilerini geliştirmesini sağlar. Geleneksel anlatımlı derslere kıyasla, öğrencilerin derse katılımını artırır, daha derin öğrenme sağlar ve takım çalışması yetkinliklerini güçlendirir.

Bu yazıda, TDÖ’nün temel ilkelerini, tıp eğitimindeki uygulamalarını ve neden geleneksel yöntemlere kıyasla daha etkili olduğunu ele alacağız.
     
Geleneksel tıp eğitiminin temelinde, uzun yıllardır ders anlatımı ve bireysel öğrenmeye dayalı değerlendirme yöntemleri yer almaktadır. Ancak modern tıp eğitimi, öğrenmeyi daha aktif, etkileşimli ve anlamlı hale getiren öğrenci merkezli, yaklaşımlara yönelmektedir. TDÖ, bu ihtiyaca yanıt veren ve öğrencilerin klinik karar verme becerilerini geliştiren yenilikçi bir eğitim modelidir.

TDÖ, 1990'larda ABD'de lisans programlarında, özellikle işletme okullarında tanınmaya başlandı. 2001'de ABD Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Sonrası Eğitimi Geliştirme Fonu, Teksas'taki Baylor Tıp Koleji aracılığıyla TDÖ'yü sağlık meslekleri eğitiminde destekledi. Bu destek sayesinde, TDÖ kısa sürede ABD ve uluslararası alanda tıp, hemşirelik, veterinerlik, diş hekimliği ve ilgili alanlarda uygulanmaya başlandı.

Günümüzde TDÖ, yalnızca ABD’de değil, Avrupa ve Asya’daki birçok tıp fakültesinde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Özellikle sağlık eğitiminde klinik karar verme becerilerini geliştirmek amacıyla tercih edilen bir yöntemdir. Pek çok tıp fakültesi ve sağlık bilimleri programında ders müfredatına dâhil edilmiştir ve eğitimdeki etkinliği üzerine yapılan araştırmalar artmaya devam etmektedir.

Takıma Dayalı Öğrenme, öğrencilere kavramsal bilgiyi uygulamaları için bireysel çalışma, takım çalışması ve anında geri bildirim içeren etkinlikler sunan aktif bir öğrenme stratejisidir. Bu yöntem, büyük ya da küçük sınıflarda, her biri 5-7 öğrenciden oluşan küçük grupların oluşturulması şeklinde uygulanır.

Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) ve diğer küçük grup yöntemlerinden farklı olarak çok sayıda öğrenciyle etkili bir şekilde uygulanabilir, eğitici tek bir sınıfta 20’den fazla takımı yönetebilir. Bu özellikleri sayesinde TDÖ, PDÖ gibi diğer küçük grup yöntemlerinin uygulanmasında sıkça karşılaşılan derslik yetersizliği ve eğitici eksikliği gibi fiziksel ve insan kaynakları engellerinden etkilenmez.

Takıma Dayalı Öğrenmenin (TDÖ) Temelleri: Öğrenme Kuramları ile İlişkisi

 TDÖ’nün, üç temel kuramsal çerçeveye dayandığı söylenebilir:

1.    Yapılandırmacı Öğrenme Kuramı: Öğrencilerin bilgiyi sadece dinleyerek değil, aktif olarak tartışarak ve problem çözerek öğrendiğini öne sürer.
2.    Sosyal Öğrenme Kuramı: Öğrenciler, takım çalışması sırasında birbirlerinden öğrenerek bilgiyi pekiştirir ve geri bildirim yoluyla hatalarını düzeltir.
3.    Öz  Düzenlemeli Öğrenme: TDÖ, bireysel hazırlık aşamasıyla öğrencilerin öğrenme sürecini yönetmelerini teşvik eder.

Bu kuramsal temeller, TDÖ’nin tıp eğitiminde etkili bir öğrenme yöntemi olmasını açıklamaya yardımcı olur.

TDÖ’nün Yapısal Bileşenleri    
 
Şekil 1. TDÖ aşamaları

TDÖ, 3 temel aşamadan oluşur. İlk aşama öğrencinin bireysel olarak gerçekleştirdiği “Hazırlık aşaması”dır ve süresi öğrencinin bireysel özelliklerine göre değişir. İkinci aşama, bireysel hazırlık testi, takım hazırlık testi ve eğitici geri bildiriminden oluşan ve süresi 30-60 dk olan “Hazır bulunuşluk aşaması”dır ve son aşama ise takım uygulamasının gerçekleştiği yaklaşık 1.5-2 saat süren “Uygulama aşaması”dır.

1. Bireysel Hazırlık

TDÖ dersleri öncesinde öğrenciler, temel kaynakları inceleyerek hazırlanır. Böylece ders sırasında bilgi almak yerine, öğrendiklerini uygulamaya geçirirler. Bu süreç, bağımsız öğrenme becerilerini geliştirir ve sınıf içi tartışmalara katkılarını artırır.

TDÖ’de Öğrenciler Ders Öncesi Hazırlıklarını Nasıl Yapmalı?

TDÖ, öğrencilerin sınıf ortamında bilgiyi pasif olarak dinlemek yerine, önceden hazırlık yaparak derse gelmelerini ve öğrendiklerini aktif bir şekilde kullanmalarını gerektirir. Ancak burada önemli bir soru ortaya çıkıyor:

Öğrenciler bu hazırlığı nasıl yapacak? Kaynakları kendileri mi bulacak, yoksa eğitici mi sağlayacak?
TDÖ’de, öğrencilerin rastgele kaynak arayıp bilgiye ulaşmaya çalışmaları beklenmez. Bunun yerine, eğitici tarafından önceden belirlenen kaynaklar öğrencilere sunulur. Bu sayede öğrenciler ders sırasında bilgi almak yerine, bilgiyi analiz etmeye ve uygulamaya odaklanabilirler.

Ders Öncesi Kaynaklar Neler Olabilir?

Eğiticiler, öğrencilerin öğrenme hedeflerine odaklanmalarını sağlamak için çeşitli kaynak türleri belirler. TDÖ’de yaygın olarak kullanılan materyaller şunlardır:

•    Ders Kitapları veya Kitap Bölümleri
•    Makale ve Akademik Yayınlar
•    Eğitim Videoları ve Online İçerikler
•    Vaka Raporları ve Klinik Senaryolar
•    Öğretim Materyalleri (Slaytlar, Ders Notları, Özetler)

Bu kaynaklar, genellikle Öğrenme Yönetim Sistemi, e-posta veya fakültenin dijital kütüphanesi üzerinden öğrencilere sunulur.

Hazırlık Yapmak Neden Önemli?

TDÖ’nün başarısı, öğrencilerin derse hazırlıklı gelmesine bağlıdır. Önceden belirlenmiş kaynakları inceleyen öğrenciler, sınıfta bilgiyi aktif olarak kullanarak takım arkadaşlarıyla daha etkili tartışmalar yapabilir ve karar verme becerilerini geliştirebilir.

Sonuç olarak, ders öncesi hazırlık, bireysel öğrenme becerilerini güçlendirirken, sınıf içindeki etkileşimi ve öğrenmenin kalitesini artıran kritik bir adımdır. Eğitici, öğrencilerin doğru kaynaklara erişmesini sağlayarak bu süreci en verimli hale getirebilir.

2. Bireysel Hazırlık Testi (BHT)

TDÖ sürecinde bireysel hazırlık testi, öğrencilerin önceden verilen kaynakları gerçekten anlayıp anlamadığını ölçen ilk adımdır. Öğrenciler, derse geldiklerinde 10-20 çoktan seçmeli sorudan oluşan ve 10-15 dakika süren bireysel bir sınava girerler. Bu sınav, öğrencinin önceden çalıştığı konularla ilgili temel kavramları ne kadar özümsediğini değerlendirir. Ancak burada kritik bir soru vardır:

Bu testte hangi tür sorular olmalı?

TDÖ’nün amacı ezber yerine anlamaya ve uygulamaya dayalı öğrenmeyi teşvik etmek olduğundan, bireysel hazırlık testi sorularının da bunu desteklemesi gerekir.

Bireysel Hazırlık Testi Sorularının Olmazsa Olmazları

•    Temel kavramları test etmeli → Konunun en önemli bilgilerini içermeli.
•    Gerçek hayat senaryolarına dayanmalı → Klinik bağlam içermeli.
•    Öğrenciyi düşündürmeli → Kavramlar arasında bağlantı kurmayı teşvik etmeli.
•    Yanlış anlamaları ortaya çıkarmalı → Yaygın kavram yanılgılarını düzelten sorular içermeli.
•    Bilginin nasıl kullanılacağını ölçmeli → Ezber yerine uygulamaya yönelik olmalı.

Özetle:
•    Sorular ezber değil, anlamaya yönelik olmalı.
•    Klinik ve temel bilimler arasındaki bağlantıyı güçlendirmeli.
•    Öğrenciyi düşündürerek yanlış anlamaları gidermeli.
•    Tartışmaya açık ve öğrenmeyi destekleyen bir formatta olmalı.

Bireysel hazırlık testi, öğrencinin konuya ne kadar hâkim olduğunu ölçen kritik bir adımdır. Ezber bilgiye dayalı sorular yerine, neden-sonuç ilişkisini sorgulayan, uygulamaya dönük sorular seçildiğinde TDÖ oturumları çok daha verimli geçer.

3. Takım Hazırlık Testi (THT)

 BHT tamamlandıktan sonra öğrenciler önceden belirlenmiş takımlara ayrılır. Takımlar genellikle eğitici tarafından oluşturulur ve eğitim süreci boyunca değişmeden devam eder. Takım oluşturma sürecinde, öğrencilerin farklı akademik geçmişlere, yeteneklere ve öğrenme tarzlarına sahip olması dengeli grupların oluşturulmasını sağlar.

Takımlar Nasıl Cevaplar?

Öğrenciler, bireysel olarak çözdükleri testin aynısını, 15-20 dakikalık sürede tekrar çözerler. Ancak bu kez, her soru takım içinde tartışılarak çözülür.

•    Takımlar, çoktan seçmeli sorulara birlikte karar verir.
•    Tartışma süreci sözel olarak yürütülür, ancak nihai karar takımın ortak kararıyla alınır.
•    Takım içinden bir temsilci, yanıtları kaydeder veya bildirir.

Cevaplar Nasıl Kaydedilir?

•    Kağıt tabanlı sistemlerde takımlar, cevaplarını özel formlar üzerine işaretleyerek teslim eder.
•    Dijital sistemlerde eğitici, Öğrenme Yönetim Sistemi (ÖYS) veya oylama araçları kullanarak yanıtları alabilir.
•    Anında Geri Bildirim Değerlendirme Tekniği (AGB-DT) kartları kullanılabilir. Bu kartlar, kazı-kazan mantığıyla tasarlanmış olup, öğrenciler yanlış bir cevap kazıdığında tekrar deneme yapabilir.

Hızlı Geri Bildirim Mekanizmaları Nelerdir?

Hızlı geri bildirim, öğrencilerin yanlış ve doğru cevapları anında görmelerini ve hatalarını hızla düzeltmelerini sağlar. En yaygın kullanılan hızlı geri bildirim yöntemleri şunlardır:
1.    AGB-DT (Kazı-Kazan) Kartları → Öğrenciler, doğru cevabı bulana kadar kazıyarak anında geri bildirim alır.
2.    Dijital Oylama Sistemleri (Kahoot, Socrative, Mentimeter vb.) → Takımların yanıtları elektronik olarak girilir ve anında doğru-yanlış bilgisi görüntülenir.
3.    Cevap Kartları veya İşaretleme Panoları → Takımlar, seçtikleri cevabı sınıfa gösterir ve eğitici hemen geri bildirim verir.

THT Neden Önemlidir?

•    Öğrenmeyi Derinleştirir: Öğrenciler farklı bakış açılarını duyup tartışarak bilgiyi daha iyi kavrar.
•    Etkileşimi Artırır: Takım içinde fikir alışverişi yaparak pasif değil, aktif öğrenmeye dâhil olurlar.
•    Hızlı Geri Bildirim Sağlar: Yanlış cevabı belirleyip anında doğru bilgiye ulaşabilirler.
Bu aşama, öğrencilerin bireysel ve takım öğrenme sürecini birleştirerek bilgiyi daha kalıcı hale getirmesine yardımcı olur.

Bir sonraki aşamada: Eğitici, öğrencilerin en çok zorlandığı noktaları analiz ederek konunun açıklığa kavuşturulmasını sağlar ve geri bildirim sürecine geçiş yapar.

4. Eğitici Tarafından Yapılan Açıklamalar ve Geri Bildirim

THT tamamlandıktan sonra eğitici, öğrencilerin en çok zorlandığı ve hata yaptığı soruları belirleyerek ek açıklamalar yapar. Bu kısım mini bir ders gibi düşünülebilir ve yanlış anlamaları düzeltmek, eksik bilgileri tamamlamak ve öğrencileri ileri düzey problem çözmeye hazırlamak için kritik bir adımdır.

Bu aşama nasıl işler?

•    Eğitici, en çok yanlış yapılan soruları tespit eder.
•    Öğrencilere bu sorular hakkında düşüncelerini sorar ve tartışmayı teşvik eder.
•    Yanlış anlamaları ve eksik bilgileri örneklerle açıklar.
•    Takım Uygulamaları öncesinde daha karmaşık problem çözme aşamasına hazırlık sağlar.
Süre: 10-15 dakika
•    Kritik noktalar hedef alınarak verimli kullanılır.
•    Uzun açıklamalardan kaçınılır, öğrencilerin aktif katılımı sağlanır.

Bu aşama, öğrencilerin yanlışlarını fark etmelerini, doğru bilgiyi pekiştirmelerini ve öğrenmelerini derinleştirmelerini sağlayarak TDÖ sürecini daha etkili hale getirir.

5. Takım Uygulamaları


Takım Uygulamaları, TDÖ sürecinin en önemli aşamasıdır. Öğrenciler, gerçek hayat senaryoları veya klinik vakalar üzerinden karar vermelerini sağlayarak, akıl yürütme ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirir.

Bu süreç 4S İlkesi çerçevesinde yürütülür:

1️. Önemli Problem (Significant Problem)
•    Eğitici, gerçekçi ve klinik bağlamı olan bir vaka sunar.
•    Problem, öğrencilerin analiz ve yorum yapmasını gerektirecek şekilde yapılandırılır.

2️. Aynı Problem (Same Problem)
•    Tüm takımlar aynı vakayı tartışarak analiz eder.
•    Farklı bakış açıları paylaşılır ve takımlar ortak bir sonuca ulaşmaya çalışır.

3️. Belirli Bir Seçim (Specific Choice)
•    Takımlar, birden fazla olası tanı, tanı testi veya tedavi seçeneği arasından en uygun olanı belirler.
•    Seçimlerini bilimsel verilere ve klinik kanıtlara dayandırarak savunurlar.

4️.  Eş Zamanlı Sunum (Simultaneous Report)
•    Her takım aynı anda yanıtlarını sunar.
•    Takımlar, neden bu seçimi yaptıklarını ve neden diğer seçenekleri elemediklerini açıklar.
•    Eğitici, tartışmayı yöneterek aktif katılımı teşvik eder.

Bu aşama ile, öğrencilerin teorik bilgiyi pratiğe dökmesi, takım içinde etkili tartışmalar yapması ve kararlarını savunması sağlanarak TDÖ’nün aktif öğrenme süreci tamamlanır.

6. İtiraz Aşaması

Takımlar, eğer bir sorunun yanıtının tartışmalı olduğunu veya hatalı değerlendirildiğini düşünüyorlarsa, eğitmenden yeniden değerlendirme talep edebilirler. Ancak, bu itirazın kabul edilmesi için belirli kriterlerin sağlanması gerekir:

•    Sorunun ifadesinin daha iyi hale getirilmiş bir versiyonunu önermeleri veya
•    Bilimsel referanslarla desteklenmiş mantıklı bir gerekçe sunmaları gerekir.

Bu süreç, öğrencilerin akademik sorgulama becerilerini geliştirmelerini ve eleştirel düşünmelerini teşvik eder.

İtirazın Süresi Ne Kadar Olmalı?

İtiraz aşaması genellikle 5-10 dakika sürer ve takımların itirazlarını hazırlamasını ve gerekçelendirmesini içerir. Süreç yaklaşık olarak şu şekilde ilerler:

1.    Takımların İtirazı Hazırlaması (3-5 dakika)
o    Takım içinde tartışarak sorunun neden hatalı olduğunu belirlerler.
o    Eğer gerekliyse, bilimsel bir referansa dayalı kanıt sunarlar.
2.    Eğiticiye Sunum (2-3 dakika)
o    Takımlar, itirazlarını eğiticiye iletir.
o    Eğitici, takımların sunduğu gerekçeleri değerlendirir.
3.    Sonuçlandırma (2 dakika)
o    Eğitici, itirazı haklı bulursa gerekli düzeltmeleri yapar ve tüm sınıfa geri bildirimde bulunur.
o    Eğer itiraz kabul edilmezse, öğrencilerin neden yanlış düşündüğü açıklanır.

İtirazın Kabul Edilmesi Durumunda Ne Olur?


Eğer bir takımın itirazı haklı bulunursa, genellikle şu ödüller uygulanabilir:
•    Sorunun puanı tüm takıma verilir. Böylece, hatalı değerlendirildiği düşünülen bir sorunun öğrencilerin notlarına olumsuz yansıması engellenmiş olur.
•    Ekstra puan kazandırılabilir. Eğitici, iyi yapılandırılmış ve bilimsel kanıtlara dayanan itirazları teşvik etmek için ek puan verebilir.
•    İtiraz eden takımın değerlendirme süreci diğer öğrencilere örnek gösterilebilir. Bu sayede diğer öğrenciler de eleştirel düşünme ve bilimsel argüman geliştirme konusunda farkındalık kazanır.
İtiraz aşaması, sadece bir "itiraz hakkı" değil, aynı zamanda öğrencilerin akademik iletişim ve savunma becerilerini geliştirdiği bir öğrenme fırsatıdır. Eğiticinin bu süreci iyi yönetmesi, öğrencilerin konuları daha derinlemesine anlamalarını ve problem çözme yeteneklerini güçlendirmelerini sağlar.

Takıma Dayalı Öğrenmede (TDÖ) Öğrenci Değerlendirmesi

TDÖ'de öğrenci değerlendirmesi üç ana bileşenden oluşur:

1.    Bireysel Performans:
o    Öğrencilerin bireysel hazırlık testlerindeki puanları değerlendirilir.
o    Eğer eğitim programında bireysel ödevler veya projeler varsa bunlar da puanlamaya dâhil edilebilir.
o    Eğiticiler isterse, öğrencilerin final sınavındaki performanslarını da TDÖ değerlendirmesine ekleyebilir.

2.    Takım Performansı:
o    Takım hazırlık testleri puanlamaya dâhil edilir.
o    Takımların uygulama aşamasında gösterdikleri başarı değerlendirilir.
o    Takım olarak gerçekleştirilen ödev veya projeler de sürece eklenebilir.

3.    Akran Değerlendirme Sonuçları:
o    Öğrenciler, takım arkadaşlarını katkılarına göre değerlendirir.
o    Bu değerlendirme, öğrencinin takım içindeki rolünü ve iş birliği becerilerini ortaya koyar.

Eğiticiler, bu üç bileşenin toplam puana nasıl yansıyacağını belirlerken genellikle öğrencilerle (takım temsilcileriyle) birlikte karar alır. Değerlendirme süreci, hem öğrenme sürecine geri bildirim sağlamak amacıyla biçimlendirici (formative) hem de dersin genel başarısını belirlemek amacıyla karar verdirici (summative) olarak kullanılabilir.

Örnek bir TDÖ değerlendirme sistemi şu şekilde olabilir:
•    Bireysel hazırlık testi toplam notun %25’ini oluşturur.
•    Takım hazırlık testi toplam notun %35’ini oluşturur.
•    Takım uygulamaları toplam notun %35’ini oluşturur.
•    Akran değerlendirmesi toplam notun %5’ini oluşturur.

Eğitici, bu oranları öğrencilerle önceden paylaşmalı ve değerlendirme sürecinin şeffaf olmasını sağlamalıdır. Bu sayede öğrenciler, bireysel olarak başarılı olmanın yanı sıra takım çalışmalarına da aktif olarak katılmaları gerektiğini bilirler.

Etkili TDÖ Uygulaması İçin Eğitmenin Rolü

TDÖ, eğiticinin ders anlatıcıdan rehber ve kolaylaştırıcıya dönüşmesini sağlayan bir öğretim modelidir. Etkili bir uygulama için şu adımlara dikkat edilmelidir:

1. Öğrenme Hedeflerini Belirleme
2. Takım Uygulamalarını Tasarlama
3. 4S İlkelerinin Kullanımı
4. Eğiticinin Sınıftaki Rolü:
•    Öğrencileri yönlendirerek geri bildirim sağlamak
•    Kararlarını savunmalarını teşvik ederek tartışmayı yönetmek
•    Tüm öğrencilerin aktif katılımını sağlamak

Bu sayede eğitici, TDÖ’nün etkili uygulanmasını sağlayarak öğrencilerin aktif öğrenme sürecine katılımını destekler.

TDÖ, Sağlık Bilimleri Eğitiminde Neden Etkili?

Günümüzde tıp eğitimi, hızla değişen bilgi ve klinik uygulamalar nedeniyle ezbere dayalı öğretimden uzaklaşarak problem çözme ve takım çalışması becerilerini geliştiren yöntemlere yönelmektedir. TDÖ, bu ihtiyaca yanıt veren güçlü bir stratejidir.
•    Bilgiye erişim ve kullanımı öğretir: Tıbbi bilgiler sürekli güncellenmektedir ve öğrencilerin tüm içeriği ezberlemesi artık mümkün değildir. TDÖ, öğrencilere sadece bilgiyi öğrenmeyi değil, ona erişmeyi, değerlendirmeyi ve kullanmayı öğretir.
•    İletişim ve iş birliğini teşvik eder: Modern sağlık hizmetlerinde tek başına çalışan pratisyenler yerini multidisipliner ekiplerin ortak karar alma süreçlerine bırakmıştır. TDÖ, öğrencilerin grup içinde etkili iletişim kurmasını, bilgi paylaşmasını ve iş birliği içinde çalışmasını teşvik eder.
•    Anlık geri bildirim sağlar: TDÖ, eğitmenlerden, takım arkadaşlarından ve sınıftaki diğer gruplardan anlık geri bildirim alma imkânı sunarak öğrencilerin kendi hatalarını fark etmelerini ve düşünme süreçlerini geliştirmelerini sağlar.

TDÖ’nün Potansiyel Zorlukları ve Sınırlılıkları

Her eğitim yönteminde olduğu gibi, TDÖ’nün de bazı zorlukları ve sınırlılıkları bulunmaktadır. Bu zorlukları yönetmek, yöntemin verimli uygulanabilmesi için önemlidir.

•    Takım çalışması herkes için uygun olmayabilir: Bazı öğrenciler bireysel çalışmayı daha verimli bulabilir veya grup içinde aktif rol almaktan çekinebilir. Grup dinamiklerinin iyi yönetilmesi, tüm öğrencilerin sürece dâhil olmasını sağlamak açısından kritik öneme sahiptir.
•    Daha fazla zaman ve planlama gerektirir: Geleneksel ders anlatımına kıyasla, TDÖ’nün etkili bir şekilde uygulanabilmesi için eğitici tarafından önceden detaylı bir planlama yapılması gerekir. Hazırlık süreci, kaynak belirleme, takım oluşturma ve değerlendirme süreçleri ek zaman gerektirebilir.
•    Grup içi dengesizlikler oluşabilir: Bazı öğrenciler takım içinde daha fazla sorumluluk alırken, bazıları sürece daha pasif katılabilir. Etkili bir grup dinamiği oluşturulmazsa, öğrenme süreci bazı öğrenciler için verimsiz hale gelebilir.
•    Büyük gruplarda uygulama zorlukları yaşanabilir: TDÖ, büyük öğrenci gruplarında etkili bir yöntem olmakla birlikte, fiziksel ortamın uygun olmaması veya çok daha büyük gruplarda tek eğiticinin yetememesi gibi faktörler sürecin yönetimini zorlaştırabilir.

Sonuç olarak, Takıma Dayalı Öğrenme, tıp eğitiminde öğrenci merkezli, aktif öğrenmeyi teşvik eden, iş birliği ve klinik karar verme becerilerini geliştiren etkili bir yöntemdir. Geleneksel eğitim yaklaşımlarına kıyasla daha dinamik ve etkileşimli bir öğrenme ortamı sunarak, klinik karar verme becerilerini güçlendirerek, öğrencilerin meslek hayatlarına daha iyi hazırlanmalarını sağlar. Sağlık eğitiminde ekip çalışmasının giderek önem kazandığı günümüzde, TDÖ’nün kullanımı yaygınlaşmaya devam edecektir.

Hazırlayan: Tuğba İŞ KARA, Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tıp Eğitimi Doktora Öğrencisi

Bu içerik aşağıdaki kaynaklardan yararlanılarak, sizi o asıl kaynaklara başvurmaya teşvik etmek için oluşturulmuştur.

Kaynaklar
1.    Parmelee, D., Michaelsen, L. K., Cook, S., & Hudes, P. D. (2012). Team-based learning: a practical guide: AMEE guide no. 65. Medical teacher, 34(5), e275–e287. https://doi.org/10.3109/0142159X.2012.651179
2.    Bandura, Albert (1971). "Social Learning Theory" (PDF)
3.    Wikipedia contributors. (n.d.). Jean Piaget. Wikipedia, The Free Encyclopedia. Erişim Şubat 6, 2025, from https://en.wikipedia.org/wiki/Jean_Piaget
4.    Zimmerman, Barry J (1989). "A social cognitive view of self-regulated academic learning". Journal of Educational Psychology. 81 (3): 329–339. doi:10.1037/0022-0663.81.3.329. S2CID 18027423.
5.    ALTINTAŞ, L., & ALİMOĞLU, M. K. (2016). Takım çalışmasına dayalı öğrenme. Turkiye Klinikleri J Med Educ-Special Topics, 1(1), 33-40. https://www.researchgate.net/profile/Levent-Altintas/publication/312197417_Takim_Calismasina_Dayali_Ogrenme/links/5875f12008ae329d62237f38/Takim-Calismasina-Dayali-Oegrenme.pdf

29 Temmuz 2019 Pazartesi

4C/ID Öğretim Tasarım Modeli

Çok sayıda çevrenin hemfikir olduğu konu, tıp fakültelerindeki eğitim programının çıktılara ve yeterliliklere dayalı olarak oluşturulması gerekliliğidir. Bu yüzden CanMEDS ve ACGME, yeterliliklerin çerçevesini belirleme amacı güder. Bu yeterlilik çerçevelerinde hekimin sadece tıbbi bilgiyle donanması değil; iletişim becerisi, profesyonellik, araştırmacılık, liderlik gibi pek çok yönde gelişmiş olması gerekir. Çünkü bir hekim, hekimlik yaparken tıbbi bilginin dışında aynı zamanda bu gibi becerileri de kullanmak zorundadır. Bu noktadaki manzara bize, hekimliğin çok sayıda farklı beceriyi aynı anda icra etmeyi, karmaşık becerilere sahip olmayı gerekli kıldığını göstermektedir.

Eğitim programlarının geneli ise bu karmaşıklığı, bir hekimin sahip olması gereken bilgi, tutum ve becerilerin kazanılmasıyla ilgili faaliyetleri küçük parçalara bölerek aşmaktadır. Programlar, her birini ayrı ayrı (part-task) sunmaktadır. Mesela bir derste kan basıncı ölçme uygulaması öğrenilir, diğer ders safra kesesi patolojilerinin bilgisini içerir, bir başka ders ise iletişim becerileriyle ilgilidir. Bütün bunlar ayrı ayrı ele alındığı için öğrencilerin zihninde genellikle “biz bunu neden öğreniyoruz” sorusu oluşur. Öğrenciler öğrendiklerini hekimlik bağlamına oturtmakta ve öğrenilenlerin hepsini bütünleştirmekte zorlanmaktadırlar. 

İşte tam bu noktada, hekimlerin meslekî hayatta karşılaştıkları belirli bir durumla ilgili bütün bilgi, tutum ve becerilerin ayrı ayrı değil de birlikte öğrenilmesini sağlayan tam-görev (whole-task) uygulamaları karşımıza çıkar. Bu uygulamalar, günlük meslekî yaşamdan seçilmiş problemlerden köken alır. Örneğin, diz ağrısıyla aile hekimine gelen bir hasta üzerinden düşünelim. Öğrenci önce hekimin bu hastadan nasıl öykü aldığını, muayenesini, tanı koyuşunu, tedavisini, hastayla iletişimini izler. Daha sonra bütün bunları kendisi yapar ancak öğrencinin gerçekleştireceği görevlerin seyri basitten karmaşığa doğrudur ve başlangıçta destek alarak yapar. En sonunda hiçbir destek almaksızın bu karmaşık beceriyi gerçekleştirebilir hâle gelir.

Bu tür karmaşık becerilerin öğretimini tasarlamak için sistematik bir yaklaşımda bulunmak en doğrusudur. Öğretim tasarım modelleri de bu anlamda başvurulacak birincil kaynaklardır. Karmaşık becerilerden söz ettiğimiz için de, bu tür öğretimler için en uygun model belki de 4C/ID (Four Component Instructional Design) Modeli’dir.

Karmaşık beceriler içeren öğretimleri tasarlamak için uygun bir model olan 4C/ID Modeli dört bileşenden oluşur. Bunlar: 

1.Öğrenim Görevleri
2. Destekleyici Bilgi (teori)
3. Prosedürel Bilgi (nasıl yapıldığı)
4. Kısmî-Görev (Part-Task) Uygulama (tekrarlayıcı uygulama)

İlk bileşen olan “öğrenim görevleri”nde, önce karmaşık görevler/problemler seçilir. Bu görevler, bir hekimin meslekî yaşamında karşılaşabileceği türden olmalı ve karşılaşılan problemin sadece bir kısmına (part-task) değil, tamamına (whole-task) odaklanmalıdır. Kazanılan bilgilerin farklı durumlara aktarılabilmesini sağlamak için de görevler farklı farklı olmalıdır.

Mesela diyabetik ayağın değerlendirilmesinde, hem basit hem de karmaşık durumlar içeren görevler yer almalıdır. Yani hem ülseri ya da nöropatisi olmayan hem de bu ek sorunları olan diyabetik ayaklar değerlendirilmelidir. Bunun yanında, diyabetik ayağı olan bir hastanın öyküsünü almak, muayenesini yapmak ve kan sonuçlarını yorumlamak gibi çok sayıda farklı görev de öğrencinin problem çözme ve akıl yürütme becerilerini kullanmasını gerektirir.

Görevin türü çok çeşitli olabilir: Mini-vaka tanı koyma, bilimsel makaleye yorum getirme, hastalar için bilgilendirici broşür hazırlama, bir çalışmayı meslektaşlarına sunma, canlandırma (role play) yapma vb.

Öğrenci bütün bu görevleri yerine getirip geliştikçe, kendisine verilen destek yavaş yavaş azaltılır. Bununla beraber, öğrencinin yaptıkları ve gelişimi hakkında düşünmesi (reflection) istenir.
Daha sonra yine ilk bileşen kapsamında, ölçme-değerlendirme araçları geliştirilir. Bu araçlar, yeterlilik tabanlı programlarda yüksek önemi haizdir çünkü başta belirlenen standartlara ulaşılıp ulaşılmadığının belirleyicisidir. Aynı zamanda öğrencilere geri bildirim sağlamak gibi önemli bir işlevi vardır. Bilindiği üzere başlangıçtaki amaç, görevlerin kısmi değil tam görevlerden (whole task) oluşturulmasıydı. Dolayısıyla bu amaca uygun ölçme de, görevlerde yer alan becerilerin istisnasız hepsini kapsamalıdır. Bunu sağlamak için görevleri ve becerileri içeren bir tablo yapılması ve öğretimin sonunda erişilmesi beklenen hedeflerle eşleştirilmesi uygun olabilir.

Ölçme araçları geliştirilince elimizde “yeterli ve yetersiz”i ifade eden standartlar olur. Bu standartlardan öğrencilerin de haberdar edilmesi gereklidir. Bunun için, öğretimin başlarında öz-değerlendirme sınavı yapılabilir. Bir diğer yöntem ise “yeterli” bir örneği öğrencilere göstermektir. Bu gösterim önceden çekilmiş video kaydı ile yapılabilir. Böylelikle öğrenciler, erişmeleri gereken yeri baştan bilerek öğretime katılır.

Öğrenme görevleri bileşeninin son adımı olarak ise, öğrenim görevleri sıraya koyulur. Bu işlem öğrenme ortamını şekillendiren önemli bir parçadır. Görevler zorluklarına göre “görev sınıfları”na ayrılır ve kolaydan zora doğru sıralanır. Zorluk sadece bilgi yükünün artmasıyla ilgili değildir; bilgileri ilişkilendirme, akıl yürütme, problem çözme gibi becerilerin de daha gelişmiş olmasını gerektirmesiyle ilgilidir. Her bir görev sınıfındaki görevler, birbirlerine yakın zorlukta olmalıdır. Her görev sınıfındaki ilk görev gerçekleştirilirken öğrenciye verilen destek en yüksek seviyedeyken, o sınıftaki son göreve gelindiğinde en aza ve belki de hiç yoka düşmelidir. Sonraki görev sınıfının ilk görevinden son görevine doğru aynı süreç devam eder. Aynı sınıf içindeki görevlerin çeşitliliği gerçek mesleki yaşamda karşılaşıldığı gibi zengin olursa, oluşacak zihinsel şemalar da aynı şekilde zengin olur.

İlk bileşen bu şekilde tamamlandıktan sonra sıra, ikinci bileşene, “destekleyici bilgi”ye gelir. Bu bileşen, öğrencilerin öğrenim görevlerini yerine getirirken gerekli olan problem çözme ve akıl yürütme becerilerini kazanmaları için yardımcı olur.

Destekleyici bilginin düzenlenmesinde, her görev sınıfına uygun bilgileri içeren materyaller hazırlanıp yerleştirilir ve o materyaller görev boyunca öğrenciler tarafından erişilebilirdir. 

Materyaller; bir ders anlatımını, ders notlarını, konuyla ilgili makaleleri içerebilir. Önemli olan, görevlerle ilgili olması ve konu hakkında yeterli teorik bilgiyi sağlamasıdır. Görevlerle ilgililik noktasında önemli bir ayrıntı vardır; destekleyici bilgileri içeren materyaller, görevlerin rutinde karşılaşılan kısımlarıyla ilgili bilgi sağlamaz. Aksine, görevin rutininde olmayan, her zaman karşılaşılmayan taraflarla ilgili bilgileri içerir. Yani bu öğretim sonrasında otomatik olarak yapılmaya başlanabilecek kısımlarla ilgili değildir. Bu bilgilerin verilme amacı, öğretimin görevlerle tam olarak ilişkili olmayan bilgilerin eksikliği nedeniyle sekteye uğramasının engellenmek istenmesidir. Bilgilendirme sadece bu materyallerle olmaz. Aynı zamanda öğrencilerin aldığı geri bildirimler de bu kapsama girer.

Görevlerin rutininde yer almayan taraflarıyla ilgili bilgileri sağlayan destekleyici bilgi bileşeninden sonra sırada üçüncü bileşen vardır: Prosedürel bilgi. 

Bu bileşende verilen bilgi, görevin rutininde karşılaşılan kısımlarının nasıl gerçekleştirileceği ile ilgilidir. Prosedürel bilgiler öğrenci görevi gerçekleştirirken o bilgiye tam ihtiyaç duyduğu anda (just-in-time) verilir. Mesela bir hastanın tetkik sonucunu bilgisayar kullanarak açması gerektiğinde “1. Hastanın ismine tıkla, 2. Önüne gelen ekrandan istediğin tetkikin ismine tıkla” gibi bilgiler verilir. Bu bilgiler, öğrenci her ihtiyaç duyduğunda verilir ve düzeltici geri bildirimler şeklinde olabilir. Bir süre sonra öğrenci, bilgi verilmesine gerek duymaksızın söz konusu prosedürü yerine getirebilir hâle geldikçe bilgi akışı da kademe kademe azaltılır.

4C/ID’deki son bileşen kısmî-görev uygulamadır. Burada, daha önceki süreçlerde öğrenilenlerin belirli bir kısmının güçlendirilmesi ve ciddi seviyede otomatiklik kazanılması hedeflenir. Bu yüzden de aynı görevle ilgili çok sayıda uygulama yapılır. Belli bir alanda otomatiklik kazanma sadece kan basıncı ölçme, sütür atma, damar yolu açma gibi el becerisi gerektiren uygulamalarda değil, tanı koyma konusunda da yapılır. Mesela ateşle gelen çocuktaki ateşin enfeksiyöz nedenli olduğuna dair çeşitli tipik bulguları içermesi sağlanır ve bu çocuklara tanı koyma uygulaması defalarca yapılarak otomatiklik kazanılır. Bu uygulama, fotoğraflar içeren çevrimiçi bir sınavla ve bu sınavda verilen cevaplar üzerine anında geri bildirim sağlayarak yapılabilir.

Kaynak

Vandewaetere M, Manhaeve D, Aertgeerts B, Clarebout G, Van Merriënboer JJG, Roex A. (2015) 4C/ID in medical education: How to design an educational program based on whole-task learning: AMEE Guide No. 93. Medical Teacher, 37:1, 4-20. DOI: 10.3109/0142159X.2014.928407

Dolmans D. (2015) When I say … whole-task curricula. Medical Education, 2015: 49: 457– 458. doi: 10.1111/medu.12634

24 Şubat 2018 Cumartesi

Kısa Kısa Kavramlar (1)


Büyüme nedir?
Boyun ve kilonun yani vücut hacminin artmasıdır.

Olgunlaşma nedir?
Vücuttaki organların işlevlerini yerine getirebilme yönündeki değişimdir. Bu süreç biyolojik ve kalıtımsal olarak beklenen bir süreçtir. Mesela bir çocuğun yürüyebilmesi için yeterli kas ve kemik yapısına sahip olması gerekir, sahip olduğunda bu açıdan olgunlaşmış olur. Ancak olgunlaşma, “öğrenme” ile kazanılan işlevsellikleri içermez.

Öğrenme nedir?
Bireyin çevresiyle etkileşimleri sonucunda nispeten kalıcı olan davranış değişikliğidir. Mesela çocuğun kendi kendine yürümeye başlaması, biyolojik sürecin bir getirisidir; öğrenme değildir. Ancak ebeveyninin ona bisiklete binmeyi öğretmesi sayesinde bisiklete binebilmesi bir öğrenmedir.

Gelişme nedir? 
Büyüme, olgunlaşma ve öğrenme süreçlerinin sonucunda ilerleme kaydetmektir. Dikkat edileceği üzere gelişme, olgunlaşmanın aksine “öğrenme” ile kazanılan özellikleri de içerir. Yani bir çocuğun kas ve kemik yapısının yürümeye uygun hâle gelmesi ve bu sayede yürümesi olgunlaşma ile ifade edilirken; çocuğun bisiklete binmeyi öğrenmesi, gelişme ile ifade edilir. Çünkü “olgunlaşma” sadece biyolojik ve kalıtımsal süreçleri içerirken; bisiklete binme, salt biyolojik ve kalıtımsal süreçlerle elde edilebilecek bir özellik olmadığından “gelişme” sınıfına dâhil olur.

Hazırbulunuşluk nedir?
Karmaşık öğrenmeleri gerçekleştirebilmesi için bireyin büyüme, olgunlaşma ve gelişme açısından belirli bir seviyede olması gerekir. Eğer önceki öğrenmeleri, sahip olduğu yetenekleri, güdülenmişlik düzeyi, o anki istekliliği yani hazırbulunuşluk seviyesi o öğrenme için yeterli değilse öğrenmenin gerçekleşmesi zorlaşır.

Hazırbulunuşluk, kısa ve öz bir şekilde “bireyin eğitim pazarına getirdiği özelliklerin tümü” olarak ifade edilebilir.

Kaynak: Senemoğlu, N. (2007) Gelişim, Öğrenme ve Öğretim, Gönül Yayıncılık, Ankara, s.3,4,5.