OSCE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
OSCE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2019 Salı

OSCE Yazı Dizisi-2 | OSCE’nin Temel Özellikleri


Dizinin ilk bölümünde, OSCE henüz ortaya çıkmamışken performans değerlendirmesi için kullanılan yöntemler ele alınmıştı. Serinin bu bölümünde OSCE’nin temel özelliklerini konuşacağız.

OSCE’den önce onun yerine kullanılan yöntemlerde ölçme-değerlendirme, kullanılan hastaların o anki durumlarından, değerlendiricilerin sınav içeriğiyle ilgili kişisel görüşlerinden, standardize olmayan notlandırma sisteminden oldukça etkilenmekteydi. Hastaların farklı farklı olmaları, değerlendiricilerin kendi konularına önem verip kendi kafalarındaki cevapları beklemesi, her değerlendiricinin kendine has notlandırma sisteminin olması, sınavın tutarlılığını çok ciddi zararlar vermekteydi. 

Oysa sınavın sonucunu etkileyen tek şey, öğrencinin performansı olmalıdır. Bu yüzden Ronald Harden 1972’de OSCE’yi Dundee’de uygulmaya başladı ve 1975’te literatüre kazandırdı. OSCE’de öğrenci performansı dışındaki bütün bileşenler kontrol altında ve sabit tutulmaya çalışılarak kaliteli bir sınav oluşturulmak istenir.

OSCE, ölçme-değerlendirmede kullanılan bir araçtır. İsminde de geçtiği üzere nesnelliğe ve standardizasyona dayanır. Simüle (gerçek mesleki hayatın dışı) bir ortamda öğrencilerin performansları ölçülür. Bu ölçüm, öğrencilerin süre kısıtlaması olan istasyonlara girip çıkması sürecinde yapılır. Standardizasyonun sağlanması için, her değerlendirici aynı puanlama rehberini (rubrik) kullanır.

Harden’ın sunduğu OSCE, 18 istasyona ek 2 dinlenme istasyonunu içermekteydi. Her istasyona verilen süre 4.5’er dakika, geçiş için de yarım dakikaydı. Sınavın toplam süresi 100 dakikaydı. Her istasyonda öykü alma ya da muayene becerileri gibi tek bir yeterlilik sınanıyordu.

Harden’ın sunduğu istasyonlar ve içeriği Şekil 1’de gösterilmiştir.



Şekil 1: Harden tarafından oluşturulmuş 18 istasyonlu OSCE. (Kaynak: AMEE Guide No. 81 Part I)

OSCE’nin Farklı Türleri

OSCE farklı çeşitlere de evrimleşmiştir. Bunlardan bazıları; 

OSPE: Nesnel Yapılandırılmış Pratik Sınav (Objective Structured Practical Examination); bilginin, verileri yorumlama becerilerinin ve pratik becerilerin klinik dışı ortamda ölçümüdür.

OSATS: Teknik Becerilerin Nesnel Yapılandırılmış Değerlendirmesi (Objective Structured Assessment of Technical Skills), özellikle cerrahi branşlardaki öğrencilerin teknik becerileriyle ilgili gelişimleri hakkında geri bildirim vermek için kullanılır.

OSVE: Nesnel Yapılandırılmış Video Sınavı (Objective Structured Video Examinations), bir hekim-hasta görüşmesinin video kaydı öğrenciye izletilir ve sorular yöneltilir. Cevaplar yazılı olarak standardize bir biçimde alınır.

TOSCE: Takımlar İçin Nesnel Yapılandırılmış Klinik Sınav (Team Objective Structured Clinical Examination), biçimlendirici değerlendirme için kullanılır. Değerlendiriciler de öğrencilerdir. Böylelikle akran değerlendirmesi sonucu öğrenme meydana gelir.

OSCE Neyi Ölçer?

OSCE’nin yeterliliği ölçtüğünü söyleyenler mevcuttur ancak bunun nedeni küçük bir yanlış anlaşılmadır. Çünkü yeterlilik, “acemi, gelişmeye başlayan, yeterli, deneyimli, uzman” şeklindeki performans aralığındaki bir noktadır sadece. Yani OSCE’nin ölçtüğü şey yeterlilik değil, performanstır. OSCE’nin “Workplace Based Assessment”tan farkı ölçtüğü şey değil, ölçümün yapıldığı yerdir.

OSCE, Miller piramidindeki “yapar” basamağını değil, “gösterir” basamağını ölçer. Gerçek klinik ortamdaki gerçek performansını değil, simüle ortamdaki performansını ölçer. Bu ikisi arasındaki fark büyüktür; gerçek mesleki yaşamda simüle ortama göre, performansı etkileyen bazı unsurlar vardır. Bunlar takım çalışması, liderlik, kaynak yönetimi, durumsal farkındalık gibi unsurlardır. OSCE formatı kullanarak bunları ölçmek zordur. Zaten bu gibi becerileri ölçmek için kullanılan başka yöntemler vardır.

OSCE ile bilgi, tutum ve beceri alanlarının hepsine dair ölçümler yapılabilir ama burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta, mesela çoktan seçmeli sorularla ölçülebilecek hatırlama düzeyindeki bir bilgi için OSCE düzeneğine emek harcamak akıllıca olmamasıdır. Çünkü bu tür bilgiler basit birer kalem ve kâğıtla ölçülebilir. Ama öykü alma gibi beceriler için OSCE oldukça uygundur. Çok sayıda beceriyi aynı istasyonda ölçmeye çalışmak da uygun değildir. Bir istasyonun içinde önce öykü alıp sonra laboratuvar sonuçlarını yorumlayıp üstüne bir de tanı koymayı gerektiren düzenek, gerçek mesleki yaşamla örtüşse de sınırlı sürede gerçekleştirmenin zorluğundan dolayı OSCE’ye uygun değildir.

Bu durum OSCE’ye, bütüncül olan klinik davranışları istasyonlara bölerek izole ettiği yönünde eleştiriler getirilmesine sebep olmaktadır. Bunu aşmak için, sınav hazırlanırken bütüncül bakışın olabildiğince korunmaya çalışılması iyi olacaktır.

Bazı Özellikleri ve Kullanım Alanları

İyi düzenlenmiş bir OSCE, yüksek düzeyde geçerlilik (ölçmek istenen şeyi ölçme) ve güvenilirlik (farklı zamanlarda yapıldığında bile az hata ile aynı sonuçları verme) seviyesine sahiptir. Ancak kaliteli bir OSCE için yoğun uğraşlar gerekir. Bu yüzden OSCE, uygulanabilirlik açısından zayıflık barındırır. 

OSCE hem mezuniyet öncesi hem de mezuniyet sonrası tıp eğitiminde dünyanın birçok yerinde kullanılmaktadır. ABD, Birleşik Krallık ve Kanada’daki çoğu tıp fakültesinde mezuniyet öncesi yıllarda dönem sonunda geçmek için verilmesi gereken bir sınav olarak, Birleşik Krallık’ta mezuniyet sonrası Royal College sınavlarında, mezuniyet öncesi biçimlendirici değerlendirme için, mezuniyet sonrası eğitim sonucu alınacak sertifikalar için OSCE kullanılmaktadır.

Sonuç olarak OSCE, her ölçme-değerlendirme derdine deva bir ölçme aracı olarak değil, diğer ölçme araçlarının yapamadıklarını yapmak için imdada yetilen bir araç olarak görülmelidir. Çünkü hazırlanması ve uygulanması ciddi bir koordinasyon gerektirir.


Bu içerik tamamen aşağıdaki kaynaktan yararlanılarak, sizi o asıl kaynağa başvurmaya teşvik etmek için oluşturulmuştur.

Kaynak

Khan KZ, Ramachandran S, Gaunt K, Pushkar P (2013) The Objective Structured Clinical Examination (OSCE): AMEE Guide No. 81. Part I: An historical and theoretical perspective. Medical Teacher, 35:9, e1437-e1446. DOI: 10.3109/0142159X.2013.818634

Okuduğunuz bu yazıyı cihazınıza PDF olarak kaydetmek için şu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz: OSCE Yazı Dizisi-2 | OSCE’nin Temel Özellikleri
 

OSCE Yazı Dizisi-1 | OSCE Öncesinde Performans Değerlendirmesi İçin Kullanılan Yöntemler

OSCE, bilindiği üzere Objective Structured Clinical Exam’in kısaltılmışı ve Nesnel Yapılandırılmış Klinik Sınav anlamına geliyor. OSCE’nin tanımlanması ilk kez 1975’te Ronald Harden tarafından, performans değerlendirme için kullanılan yöntemlere bir alternatif olarak yapılıyor. 
 
OSCE’yi bu yazı dizisinde etraflıca konuşacağız ama önce, OSCE’nin yerini aldığı yöntemlerden bahsedelim ki neden OSCE’ye ihtiyaç duyulduğu açığa kavuşsun.

Neredeyse her yenilik, ihtiyaçtan doğar. OSCE’ye ihtiyaç duymamıza neden olan yöntemler; kısa vaka sınavları, sözlü (viva voce) sınavlar, uzun vaka sınavları.

Kısa Vaka Sınavları

Bu sınavlarda öğrencilerden belirli bulguları olan 4-5 farklı gerçek hastayı kısaca ve sadece o bulguların işaret ettiği konu alanına odaklanarak değerlendirmesi istenir. Hasta başına 15-20 dakikalık bir süre ayrılır. Bu süre içinde öğrenci değerlendirmesini yapar, tanısını koyar. Başında bulunan 2 değerlendirici ise öğrenciyi değerlendirmek için sorular sorar ve öğrenciyle bir tartışma gerçekleştirir. Buna binaen her değerlendirici kendi notunu verir ve bu notların ortalaması öğrencinin nihai notunu belirler. 

Gerçek hastalar kullanıldığı için bu sınavlar avantajlıdır; öğrenci, bir hekimin gerçek mesleki yaşamda karşılaştığı hastalarla karşılaşır. Klinik değerlendirme becerilerinin ölçümünde iyi bir araçtır. Ancak dezavantajları göz ardı edilemez.

Bir yapılandırma olmadığı için geçerlilik ve güvenilirlik konusunda sorunludur. Not veren değerlendiriciler, standardize edilmiş bir değerlendirme yöntemine göre değil, kendi kişisel bakışlarına göre notlandırma yaparlar. Ayrıca, sınavda öğrencilerin karşısına çıkan hastalıkların türleri de her öğrenci için farklı farklı olacağından yine sorunlara yol açar.

Sözlü (Viva Voce) Sınavlar

Tipik bir sözlü sınavda öğrenciye bir vaka, patoloji numunesi, tetkik sonucu gibi klinik boyutu olan materyallerden verilir. Öğrenciye mesela vakayı incelemesi için süre verilir. Sonrasında değerlendiriciler, öğrenciye sorular yöneltir. Soruların amacı öğrencinin hatırlama, problem çözme, akıl yürütme gibi becerilerini ölçmektir. Sınav yapılandırılmadığı zaman değerlendiriciler arası kişisel farklılıkların performansın notlandırılmasına yansımasından dolayı sorunlara yol açar. Yapılandırılarak standardizasyona yaklaşılabilse de öğrencinin klinik performansının doğrudan gözlenememesi nedeniyle eksiktir.

Uzun Vaka Sınavları

Bu sınavlarda öğrenciden gerçek bir hastanın öyküsünü alması ve tam bir fizik muayene yapması istenir. Bunun için 30-45 dakika verilir ve genelde değerlendiriciler tarafından gözlenmez. Sonrasında değerlendiriciler öğrenciye bulgularla, tanıyla ve tedaviyle ilgili sorular yöneltir. Bakılan şey, öğrencinin bu konulardaki anlayışının derinliğidir.

Sürecin gerçek hasta üzerinden işlemesi, hastanın bir bütün olarak değerlendirilebilmesi ve öğrencinin nadir ve karmaşık vakalarla ilgili bilgi ve becerinin ölçülmesine imkân vermesi nedeniyle avantajlıdır. Bu avantajların yanında, soruların genellikle yapılandırılmış olmaması sorunlara yol açar. Ayrıca, tek bir vakayla geniş bir alana yayılan konuların hepsini değerlendirmek neredeyse imkânsızdır. Çok sayıda vakanın ele alınması ise uzun süre gerektirir. Bunlara ek olarak, öğrencinin iletişim becerileri ve profesyonellik bakımlarından değerlendirilmesi de pek mümkün olmamaktadır.

Uzun vaka sınavlarının yapı geçerliliği açısından daha geliştirilmiş hâli OSLER yani Objective Structured Long Exam Record’dur. Bu türde yapılan sınavlarda öğrenci öykü alırken ve fizik muayene yaparken de gözlenir ve bu sayede iletişim becerileri, muayene tekniği ve sistematiği, bulguları tespit edişi gibi özellikler de değerlendirilir.

OSCE’ye Duyulan İhtiyaç

Görüldüğü üzere yukarıda sayılan kısa vaka, sözlü ve uzun vaka türündeki geleneksel sınavlar, klinik performansın ölçümünde yapı ve standardizasyon açısından sorunlar oluşturmaktadır. Bu durumun farkında olan Harden, klinik performansın değerlendirilmesi konusundaki sorunları aşmak için OSCE’yi geliştirmiştir. OSCE, simüle (gerçek hastanın olmadığı) bir ortamda yapılan, yeterlilik tabanlı bir performans değerlendirmesidir.

Bir sonraki yazı: OSCE Yazı Dizisi-2 | OSCE’nin Temel Özellikleri

Bu içerik tamamen aşağıdaki kaynaktan yararlanılarak, sizi o asıl kaynağa başvurmaya teşvik etmek için oluşturulmuştur.

Kaynak

Khan KZ, Ramachandran S, Gaunt K, Pushkar P (2013) The Objective Structured Clinical Examination (OSCE): AMEE Guide No. 81. Part I: An historical and theoretical perspective. Medical Teacher, 35:9, e1437-e1446. DOI: 10.3109/0142159X.2013.818634

Okuduğunuz bu yazıyı cihazınıza PDF olarak kaydetmek için şu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz: OSCE Yazı Dizisi-1 | OSCE Öncesinde Performans Değerlendirmesi İçin Kullanılan Yöntemler